Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/3492 Esas 2016/6531 Karar Sayılı İlamı

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/3492 Esas 2016/6531 Karar Sayılı İlamı

Esas No : 2016/3492
Karar No : 2016/6531
Karar Tarihi : 30/05/2016
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/3492 Esas 2016/6531 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2016/3492 E.  ,  2016/6531 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Davacı vekili: müvekkiline ait araca davalının sahibi bulunduğu aracın çarpması sonucu aracın hasar gördüğünü, araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli olmak üzere 15.000,00 TL zarar meydana geldiğini belirterek şimdilik 3.000,00.-TL"nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili: kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 1.816,50.-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle dosya kapsamına uygun bulunan tazminata ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan araç hasar bedeli, araç değer kaybı ve ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
    Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de yeşil ışıkta yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmesi sonucu kusur dağılımı yapılamamıştır. Kaza tespit tutanakları-

    nın aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğu kabul edilmiştir. Haksız fiillerde tutanağın aksini tanık ile ispat etmek de mümkündür.
    Somut olayda, kaza tespit tutanağında sürücülerin tutarsız bilgiler verdiği, her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettikleri belirtilerek kusur durumu tespit edilmemiştir. Ancak keşif mahallinde dinlenen davacı tanığı İlyas Günevi açıkça önünde seyreden davacının kavşağa yaklamasına 30 – 35 metre kala kendilerine yeşil ışık yandığını ve davacının yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre davalı taraf, bunun aksini ispat edememiştir. Tanık beyanı ile davacının yeşil ışıkta geçtiği, davalı sürücünün kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu sabit olmuştur. Keşiften sonra alınan 02.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda da 1. durum olarak; tanık beyanı dikkate alınması halinde davalı sürücü kırmızı ışıkta geçtiğinden %70 oranında kusurlu, davacı sürücü kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece davalının davaya konu trafik kazasında %70 kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yanlış değerlendirmeler neticesinde bilirkişi raporunda 2. Durumda belirtilen davacının %70 kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Bu Kararlara da bakmak isteyebilirsiniz:

    Avukata Sor Hemen Ara